Geçen gün tv'de izledim… haberlerde… Türkiye artık e-kitapla tanışıyormuş… Kitapla çok tanışık ya toplumumuz, çok barışık ya, bi e-kitabımız eksikti… E-kitap denilen teknolojik materyal (çok mu ağır oldu, sonuçta bi çeşit kitap… yok, vazgeçtim, o kitap filan sayılmaz), kitap okumayı kolaylaştıracakmış… taşıması kolaymış… he bi de, maliyeti düşük olduğundan, satış fiyatı da ucuz olacakmış…şahsen ben ülkemizde kitapların pahalı olduğunu düşünmüyorum… biz ki, günde bir paket sigaraya en az beş lira verebilen bir toplumuz.. yeri geldiğinde işsiziz, açız ama sigarasız olduğumuz hiç görülmemiş… cep telefonlarımız hep son model olmalı… ama kitap pahalı(ymış)… zaten ancak böyle bir toplum, kitap fiyatlarının yüksek olduğundan dem vurabilir…
ne diyordum… e-kitap… tamam e-kitap da gelsin… teknoloji düşmanı değilim… ama önce gerçek kitabın ne işe yaradığı öğretilsin ya da benimsetilsin insanlarımıza…
İstiklal'de röportaj yapıyorlar e-kitapla ilgili… "okur musunuz" diyor muhabir, elindeki e-kitabı gösterip… bence, kitap okumakla uzaktan yakından alakası olmayan şahıs cevap veriyor: "okurum"… (çok mu ön yargılı davrandım ekranda gördüğüm adam için!!!) sormaya devam ediyor muhabir, elindeki gerçek kitabı da gösterip " bunu mu okumayı tercih edersiniz, e-kitabı mı?" "e-kitabı" diyor karşısındaki (bak işte, buradan belli kitaptan anlamadığı, kitap falan okumadığı)… kitap konusunda gelenekçiyim galiba.. ben e-kitap okumam… kitap fiyatları tavan yapsa da, e-kitap sudan ucuz olsa da okumam… okuyanları ya da okuyacak olanları yermek değil amacım… tepkim, her teknolojik ürünü, hayatımızın vazgeçilmezi gibi göstermeye çalışan bir takım medyaya… olmazsa olmazlarımızdan mıdır şimdi bu e-kitap… ya da öyle mi olacaktır yakın bir gelecekte… sanmıyorum… ya da umuyorum ki öyle olmasın… güzelim kağıda basılmış kitap dururken hem de… Aslında, düşündüm de, kitap okumayan toplumu da suçlamak da çok adilce değil bu konuda, "niye okumuyorlar" diye… daha düne kadar "boş vakitlerinizi nasıl geçirirsiniz" sorusuna cevap değil miydi kitap okumak… daha yeni yeni kitap okumanın boş vakit değerlendirme eylemi değil de, zaman yaratılarak gerçekleştirilmesi gereken bir eylem olduğu söylemleri dolaşmıyor mu ağızlarda??? Öyleyse kitapla barışamayanların suçu değil bu durum… balık baştan kokarmış… öyle olmuş "nitekim"… yasaklanan hatta yakılan kitaplarla da anılır bizim geçmişimiz…
neyse uzadıkça uzadı, ve dağılmaya başladı konu fazla dağılmadan toparlayayım bari… e-kitap… ben almıyim… her kitap ayrı bir dünya… ve sayfalarını çevirmeden, o dünyaya girmek, orada dolaşmak, gezinmek, kendinizi o dünyada hissetmek çok zor bence…
Ne şımarığı, yok öyle bir şey... Fazlasıyla sorumluk sahibiyim aslında... Şımarıklık yapmak bana göre değil.... Hani insanlar internette olmadıkları kişiliklere bürünürlermiş ya da şöyle; olmak istedikleri kişi olurlarmış ya, belki de o yüzden Şımarık Peri'yim... Kendi kişisel tarihime not düşmek için yazıyorum... Hepsi bu :)
20 Nisan 2010 Salı
HIRÇIN SEVGİLİM
Çok hırçın bir sevgilim var… Dünya onun etrafında dönüyor.. Her isteği anında olsun istiyor… Olmazsa ortalığı birbirine katıyor, daha bir hırçınlaşıyor… Hep onunla ilgilenmemi, hep onunla vakit geçirmemi istiyor… Mesela, birlikte uyumak, birlikte uyanmak istiyor… Ama sadece onun uykusu geldiğinde uyumalıyız, benim değil… O istiyor, sarmaş dolaş uyuyoruz… O uykuya doyunca da uyanıyoruz... Mesela dün sabahın dördünde uyandı.. Mecburen ben de uyandım.. Uyku tutmamış beyefendiyi… Uykusu gelsin diye bekledik birlikte…
Sonra bütün yemeklerimizi birlikte yemeliyiz; Daha doğrusu, o acıktığında birlikte oturmalıyız masaya ama o yemeli ben ise onun karnı doysun diye uğraşmalıyım…
Bütün gün birlikte iyi vakit geçirmeliyiz ona göre… Gezmeliyiz, tozmalıyız, sokaklarda koşmalıyız… Ama olmuyor.. İşe gidiyorum.. Buna da bozuluyor… Hatta ağlıyor, bağırıyor gitmeyeyim diye.. Bu yüzden, o başka bir şeyle meşgulken, kaçarak çıkıyorum evden işe gitmek için.. Ama akşam olunca alıyor intikamını sabah kaçışlarımın… Önce özlemle sarılıyor eve döndüğümde… Yüzünü boynuma gömüyor… Kokluyor… Öpmem için yanağını yaklaştırıyor dudaklarıma… Ama sonra vuruyor yüzüme minicik elleriyle… Ellerinin minik olduğu aldatmasın sizi, acıtıyor vurunca… Ama kızamıyorum ona... Haklı… Şartlar başka türlü olmalıydı… Onun isteği gibi yirmi dört saatimizi göz göze, diz dize geçirebilmeliydik… Ama olmuyor, hayat müsaade etmiyor…
Çok ama çok hırçın benim sevgilim… Ama eşi yok bu dünyada… Eşi yok bakışlarının, eşi yok bana olan aşkının… Bu aşk her şeye değer… Egem… Canıma can katan oğluşum… Hırçın sevgilim benim…
Sonra bütün yemeklerimizi birlikte yemeliyiz; Daha doğrusu, o acıktığında birlikte oturmalıyız masaya ama o yemeli ben ise onun karnı doysun diye uğraşmalıyım…
Bütün gün birlikte iyi vakit geçirmeliyiz ona göre… Gezmeliyiz, tozmalıyız, sokaklarda koşmalıyız… Ama olmuyor.. İşe gidiyorum.. Buna da bozuluyor… Hatta ağlıyor, bağırıyor gitmeyeyim diye.. Bu yüzden, o başka bir şeyle meşgulken, kaçarak çıkıyorum evden işe gitmek için.. Ama akşam olunca alıyor intikamını sabah kaçışlarımın… Önce özlemle sarılıyor eve döndüğümde… Yüzünü boynuma gömüyor… Kokluyor… Öpmem için yanağını yaklaştırıyor dudaklarıma… Ama sonra vuruyor yüzüme minicik elleriyle… Ellerinin minik olduğu aldatmasın sizi, acıtıyor vurunca… Ama kızamıyorum ona... Haklı… Şartlar başka türlü olmalıydı… Onun isteği gibi yirmi dört saatimizi göz göze, diz dize geçirebilmeliydik… Ama olmuyor, hayat müsaade etmiyor…
Çok ama çok hırçın benim sevgilim… Ama eşi yok bu dünyada… Eşi yok bakışlarının, eşi yok bana olan aşkının… Bu aşk her şeye değer… Egem… Canıma can katan oğluşum… Hırçın sevgilim benim…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Eylülde Gel
yeni bir şeyler denemeliyim... bir yeteneğimi keşfetmeli ya da yeni bir işe başlamalıyım... pandemi dönemi yorgunluğu var üzerimde... kendim...
-
yaz geliyormuş bana ne... bahar yorgunuyum ben halen... kafamda hiç bir şeyi toparlayamaz durumdayım... hep bi dağınıklık, hep bi fluluk.......
-
Geçen gün tv'de izledim… haberlerde… Türkiye artık e-kitapla tanışıyormuş… Kitapla çok tanışık ya toplumumuz, çok barışık ya, bi e-kitab...
-
yeni bir şeyler denemeliyim... bir yeteneğimi keşfetmeli ya da yeni bir işe başlamalıyım... pandemi dönemi yorgunluğu var üzerimde... kendim...